180 gün boyunca güneş görmeyen şehre güneşi satın aldılar

Img

Norveç’in dar Vestfjord Vadisi’nin tabanında yer alan Rjukan kasabası, coğrafi yapısı nedeniyle yılın neredeyse altı ayı boyunca doğrudan güneş ışığından mahrum kalıyor. Kasaba, bu doğal engeli aşmak için dağ yamacına kurulan ve Güneş’i otomatik olarak takip eden üç dev ayna sistemiyle merkez meydanını aydınlatıyor.

COĞRAFİ KONUM DOĞRUDAN GÜNEŞ IŞIĞINI ETKİLİYOR 

Turizm kuruluşu Visit Norway ve Visit Rjukan AS’nin teknik verilerine göre, doğu-batı yönünde uzanan vadi yapısı ve güney sınırında bulunan 1.883 metre yüksekliğindeki Gaustatoppen Dağı, eylül ayından mart ayına kadar güneş ışınlarının kasaba merkezine ulaşmasını engelliyor. Bölgede tamamen karanlık bir süreç yaşanmasa da doğrudan güneş radyasyonunun kesilmesi nedeniyle vadide uzun süreli gölgelenme meydana geliyor.

HER BİRİ 17 METREKARE BÜYÜKLÜĞÜNDE 3 AYNA VAR

Güneş ışınlarını kasaba merkezine yönlendirmek amacıyla kurulan sistem, bilgisayar kontrollü helyostatlardan (güneş takip aynaları) oluşuyor.

Sistemin teknik özellikleri şu şekilde: Deniz seviyesinden 742 metre yükseklikteki dağ yamacında, Rjukan Meydanı’nın yaklaşık 450 metre üzerinde yer alıyor. Her biri 17 metrekare büyüklüğünde olan 3 adet ayna, toplamda 51 metrekarelik yansıtıcı yüzey oluşturuyor. Aynalardan yansıyan ışık huzmesi, meydan zemininde yaklaşık 600 metrekarelik eliptik bir alanı kaplıyor. Teknik raporlara göre, yansıtılan ışık doğrudan güneş ışığının %80 ile %100’ü oranında bir parlaklık seviyesi sunuyor.

Bilgisayar yazılımıyla kontrol edilen mekanizma, gün boyunca Güneş’in gökyüzündeki açısını hesaplayarak aynaların yönünü sürekli olarak güncelliyor ve yansıtılan ışığın hedef noktadan sapmasını önlüyor.

100 YIL ÖNCE ORTAYA ATILAN FİKİR 

Rjukan’a güneş ışığı taşıma fikri ilk olarak kasabanın kurucusu sanayici Sam Eyde tarafından 1913 yılında önerildi ancak dönemin teknolojik yetersizlikleri projenin uygulanmasına izin vermedi.

Güneş ışığını vadi tabanına indiremeyen kasaba yönetimi, alternatif olarak halkı güneş alan yüksek bölgelere taşımak amacıyla 1928 yılında Krossobanen teleferik hattını inşa etti. Kasaba sakini ve sanatçı Martin Andersen, gelişen otomasyon teknolojilerini göz önünde bulundurarak projeyi 2005 yılında yeniden canlandırdı. Yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sistem, ilk öneriden tam 100 yıl sonra, 2013 yılında resmi olarak işletmeye alındı.

Sistem günümüzde de aktif olarak çalışmakta olup, kış aylarında çevre mahalleler gölgede kalırken kasaba meydanının belirlenen kısmına doğrudan ışık sağlamaya devam eediyor. 

yok

Author: Emre Doğan