Cumhurbaşkanı Adana’da gençlerle buluştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Sevgili gençler, hep genç kalanları da unutmuyoruz. Hepinize iyi akşamlar diliyorum. Adana’mızda dolu dolu bir gün geçirdik. Hem yatırımlar bütün bunların yanında hem teşkilatımızda bu yoğun programımızın ardından sizlerle çok çok farklı bu güzel atmosferde yani belki de dünyada ilk 5’in içinde yer alacak bir müze mekanında ve bu müzenin bahçesinde sizlerle bir arada olmak bana çok çok farklı bir duygu verdi. İlk 2 ünitesi bitti, inşallah 3’üncü ünitesi bittikten sonra bu müze dünyada farklı bir yere oturacak.

Bir zamanlar Orhan Kemal’in burada çalışarak kaleme aldığı bir müze. Ziyaret ettiğimiz her ilde programımıza gençlerle buluşmayı da ilave ediyoruz. Ve bazılarının bizim gençlerimizle sık ve samimi olmamızdan rahatsız duyduklarını anlıyorum. İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı iken de gençlerle birlikteydim, Başbakanlık görevini üstlendiğimden de arkadaşlarımın çoğu gençlerden oluşuyordu. Cumhurbaşkanı oldum, yine gençlerle birlikteyim. Eğer bir gün Külliye’ye yolunuz düşerse oradaki çalışanların gençlerden oluştuğunu görürsünüz. 8 torunum var. Aile dostlarımız vesilesiyle yine gençlerle beraberim.

Sizlerin enerjisi, sizlerin umudu vizyonu bize daha çok çalışma hizmet üretme aşkı şevki veriyor. O yüzden gençlerle aramıza girenlere şunu diyoruz; Siz kendi işinize bakın. Ben yeni bir terim ortaya koydum. Bizim ki hangi kuşaktan. Bizim ki TEKNOFEST kuşağı. Türkiye’de eğitimden sağlığa, spordan çalışmaya her alanda gençlere hizmet getiren en çok yatırım yapan biziz. Üniversite sayısından yurt kapasitesini artırmaya, burs ve imkanların genişletilmesine kadar sayısız hizmeti gerçekleştirdik. Çukurova Üniversitesi’nden aldığımız bilgiye göre yurt sorunu bitmiş. Ülkemizde hiçbir evladımızın yükseköğretimden mahrum kalmamasıdır.

Sevgili gençler siz 45 lira burs aldınız mı? Göreve geldiğimde burs 45 liracıktı. Zamanla bu konuda da mesafe kat edeceğimizden kuşkunuz olmasın. Geçmişi 1907’lere kadar giden bu binamız, çalışmalar bittiğinde ülkemizin en büyük müzesi haline gelecektir. Hep söylediğimiz gibi “geçmişini bilmeyen, geleceğini inşaa edemez.” Bunun için ısrarla maziden atiye kurduğumuz köprüyü güçlendirmenin gayreti içerisindeyiz.

Ülkemizde yönetime geldiğimizden beri yaptığımız onca esere rağmen bize kin ve nefretleri artan bir kesim var. Peki öyleyse bize bitip tükenmez husumetle saldırıyorlar biliyor musunuz? Bay Kemal İzmir milletvekili, İstanbul’dan şuanda İzmir’e 3,5 saatte varıyorsun. Peki bir teşekkürü var mı? Yok. Bu pırıl pırıl yollar, 7 saatte giden bu yol, 3,5 saate düşmüşse burada bir teşekkür etmez mi insan. Çünkü bunlar bizim gençlerimizi kendi kökleriyle kendi değerleriyle buluşturmamıza tahammül edemiyorlar.

Geçtiğimiz günlerde Paris İklim Anlaşmasını onayladık. Sizlere bırakacağımız 2053’ün Yeşil Kalkınma Projesini de ilan ettik. Bu adımı başkası atsaydı bunu dünyada yere göğe sığdıramazlardı. Ama biz yaptığımız için sağır kesildiler. Her konuda olduğu gibi Yeşil Kalkınma’da desteğimizi sizden alıyoruz. Kimin ne dediğine kimin hangi hesabında olduğundan değil milletimizin emirlere bakarak mücadelemize devam edeceğiz. Unutmayın her şey hayal etmekle başlar. Sonra bir bakarsınız ki adım adım o hayale yaklaşmaya başlamışsınızdır.

Tabi bu ay sonu itibarıyla İklim değişikliğiyle alakalı Roma ve Glasgow’da zirveler olacak. Dünya tabi ki iklim değişikliğinde büyük tehlike altında. Bizim gayretlerimiz daha çok barajlarımızın sayısını artırmak. Bir de yoğun bir şekilde kapalı sistemlere geçmek. Açık sistemde buharlaşmayla %60 kaybımız var. Bırakın barajı açık kanaletler sisteminde bu sulamada kullanılan su %60 oranında buharlaşarak gidiyor. Ama kapalı sistem sayesinde büyük oranda bundan kurtulacağız. Yatırımlarımızı yaparak kapalı sistemle bunu kurtaracağız. Başka çaremiz yok.

Pıtpıt Şeker ciddi takip aldı. Leblebi ile hanım ilgileniyor. Tabi bazı yerlerde maalesef çok acımasız insanlar var. Hayvanlarımıza karşı takındıkları tavırlar affedilecek cinsten değil. Bir köpeğe protez yapılmıştı. Büyük oğlumun da güzel bir köpeği var. O da yaşlandı. Ama çok sevimli. 14 yaşına geldi. Onların da bu yaşlara geldikten sonra beklenti başlıyor. Biz de köpekler noktasında elimizde 14-15 tane var. Sağ olsunlar gittiğimiz yerlerde boş bırakmıyorlar hediye ediyorlar. Çok farklı cinste olanlar da var.

Bakanlarımız gerçekten oraları hiç bırakmadılar. Gece gündüz demeden, olay durma noktasına gelinceye kadar bölgeden hiç ayrılmadılar. 6 bakanım bir defa buraları hiç terk etmedi. Bir taraftan sel, bir taraftan yangın afetleri için, ben hepsinden öte gerek jandarma teşkilatına, silahlı kuvvetlerine çok teşekkür ediyorum. Sizler de izlemişsinizdir. O çatıya çıkmış olan vatandaşlarımızı helikopterlerle inip kurtarmaları her taktirin üzerindedir.

Bir yavrumuzu helikopter sepetine koyup kurtarma anı bambaşka bir olaydı. Bizim jandarmamız, bizim askerimiz bunları başardı. Herhangi bir sıkıntıya da fırsat vermeden bu operasyonlar gerçekleştirildi. Yine silahlı kuvvetlerimizin köprüleri anında kurdu. Orada işlerimiz daha var. Gerek Bartın, Sinop, Kastamonu ve bölgedeki hepsini yollar dahil olmak üzere çözeceğiz. Benim vatandaşlarım bunlardan kurtulacaktır.

Bu bir aynı zamanda bir fırsat meselesi. Mevsim de değişiyor. İnşallah böyle bir imkanı bulduğumuz zaman bunu yaparız. Şimdi biz tabi arkadaşlarımızla bunu oynarken 5-5 oynuyorduk. Fakat son zamanlarda fena değilim iyi noktaya geldim. 50 sayı üzerinden oynuyoruz. Son zamanlarda 50’de 34 yapar hale geldim. İbrahim Kalın Bey beni geçemedi şu anda. Mustafa Varank’ımız var bana ulaşmaya çalışıyor ama mümkün değil. Maalesef tabi Mustafa Bey arkamdan nal topluyor. 3’lük atıyorum diyor ama bir şey attığı yok tabi.

Dizi film izleme imkanım hiç yok. Ve bütün derdim ülkeme yatırımlar, hizmetler. Çünkü ben eve gelişim her gün gece 12’lere kadar çalışırım. Bazen 1’i de bulur. Ertesi gün mesaimi ona göre başlatırım. Onun için dizi filmlere vaktim olmuyor. Yarına acaba hangi tür şeylerle çıkacağım. Haftada 2-3 gün baskete zaman ayırmaya çalışıyorum. Onun için sabah 9 gibi baskete çıkıyoruz. Haftada 2-3 gün yaparsam bu benim zindeliğim için önemli. Akşam da Külliye’den çıkarken 5 bin adım atmaya gayret ediyorum.

Ankara’da bizim şimdi Millet Kütüphanesi 24 saat açıktır. Gençlik merkezlerinin de bizim planımızda 24 saat açık olma kaydı vardır. Döner dönmez arkadaşlarla konuşacağım. Gençlik merkezleri eğer 24 saat açık değilse 24 saat açık hale getireceğiz.

Oranın maceraları ayrıdır. Tüm günümü gelen ziyaretçilerimle geçiştirir, gece de sabah namazına kadar bana gelen mektuplara cevap yazardım. Ve yaklaşık bu şekilde 10 bine yakın mektup yazdım. Şimdi zaman zaman gittiğim yerlerde o mektuplarla karşıma çıkanlar olur. Yazım da fena değildir. Bazıları çerçeveletmiştir. 4 ay 10 günlük bir zamanımız oldu. O bize birçok şeyi öğretti. Orada dersimi iyi çalıştım. Çıktıktan sonra kısa sürede iktidar olduk.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir