‘İki parmak’ değil, yarım çay kaşığı! Güneş kremindeki hileyi anlamanın yolu

Hepimiz sıcak yaz günlerini severiz ancak güneş bildiğimiz eski dost değil. Güneş D vitaminini karşılaması, kemikleri ve bağışıklığı güçlendirmesi açısından bizler için çok faydalı bir kaynak olsa da ciltte kırışıklıklara, lekelere, alerjilere, yanıklara ve cilt kanseri gibi birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Deri kanserlerinin yüzde 90 sebebinin güneş ışığı olduğuna vurgu yapan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, “Son 50 yılda deri kanseri görülme riski 10 kat arttı. Burada önemli olan yeteri kadar korunarak güneşten faydalanmak. Sağlıklı bir cilt için cilt bakım rutininin en önemli adımlarından biri de güneşten koruyucu ürünler kullanmak” dedi.

“Ultraviyole (UV) ışınları, güneşten gelen ışık enerjisini tanımlamak için kullandığımız bir terim. Özellikle UVA’nın cilt üzerinde çok fazla olumsuz etkisi var. UVA ışınları cildin derin katmanlarına kadar nüfuz ederek, cildin erken yaşlanmasına sebep olur. Ayrıca uzun süre güneş altında kalındığında, cilt kanserine de zemin hazırlar. UVB ışınlarının çok azı yeryüzüne inse de cildimize çok ciddi etkileri görülür. Üstelik UVA’dan çok daha zararlı ışınlardır. Yine aynı şekilde kansere ve erken yaşlanmaya sebep olur.”

‘D VİTAMİNİ ALIMINA ENGEL DEĞİL’

Güneş koruyucuların insan sağlığı açısından güvenilirliğiyle ilgili net ve yeterli verilere bakıldığında güneş kremi kullanmanın zararlı olmadığını söyleyen Kutlubay, “Aksine düzenli kullanmanın güneşin zararlı etkilerinden korunmada çok etkili olduğunu görebiliriz. Sadece üretiminin yüzde 90’ı güneş ışınlarına bağlı olan D vitamini üretiminin, çok yüksek faktörlü güneş kremi kullanıldığında teorik olarak azalabileceği düşünülebilir. Fakat yapılan klinik çalışmalar sonucunda, düzenli güneş kremi kullanımında bile D vitamini eksikliği görüldüğüne dair net verilere ulaşılamadı” bilgisini paylaştı.

‘PENCERE ÖNÜNDE DAHİ KULLANIN’

Güneş kremlerinin dışarı çıkmadan yarım saat önce yüz, boyun, dudaklar, kulak üstleri, boyun ve erkeklerde saçsız kafa derisi de dahil olmak üzere tüm açık bölgelere sürülmesi gerektiğini aktaran Kutlubay, “Deri kanserine yatkınlığı olan hassas kişiler dört mevsim hayat boyu kullanılmalı. Bu kremlerin etkinliği terleme, sürtünme ve denize girip çıkma ile azalıyor. Kış aylarında günde 1–2 uygulama yeterli olabilmekle birlikte, dağda kayak sırasında ya da yaz aylarında 3-4 saatte bir veya ihtiyaca göre daha sık uygulama gerekir. Suya dayanıklı olan ürünlerin tercih edilmesi önerilebilir ancak bunların bile gün içinde tekrarlanması gerekiyor. Güneş kremleri ‘güneş altında daha uzun süreli kalabilme’ amacıyla kullanılmamalı. Camdan UVA ışınları geçebildiğinden bu kremleri balkonda ve pencere önünde otururken dahi sürün” diyerek güneş ışınlarından korunmanın önemine vurgu yaptı. 

“Güneş kremi seçiminde ürünün içeriği oldukça önemli. Cildi güneşin UVA ve UVB ışınlarından koruyacak içeriğe sahip ürünler tercih edilmeli. Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da SPF olarak da bilinen güneş koruma faktörü olacaktır. Cilt tipine uygun güneş koruyucular da seçmek mümkün. Yağlı cilt tipine sahip olanlar su bazlı güneş kremleri tercih edebilirken, kuru cilde sahip olanlar nemlendirici etkili ve yağlı kıvamda koruyucular kullanabilir. Cilt tipine ve ihtiyaca göre uygun içeriğe sahip güneş koruyucu seçiminde dermatoloji uzmanından da yardım alınabilir. Güneş kremleri üreticinin kendi internet sitesinden, eczanelerden ya da bilinen kozmetik marketlerden alınmalı.”

İKİ PARMAK KURALI GERÇEĞİ YANSITIYOR MU?

Son zamanlarda özellikle sosyal medyadaki popüler konu başlıklarından birinin güneş kremlerinin sahip olduğu SPF değerini elde etmek için iki parmak kuralına göre uygulamak gerektiği olduğunu söyleyen Kutlubay, “Bu kural biz dermatoloji uzmanları tarafından önerilen bir kural değil. İki parmak kuralı yerine, yarım çay kaşığı kadar güneş kreminin yüz ve boyun bölgesini korumak için yeterli olacağını söyleyebiliriz. Paylaşmak istediğim diğer bir bilgi de güneş kremlerinin her zaman nemlendiriciden sonra kullanılması gerektiği” diye konuştu.

SAHTE VE MERDİVEN ALTI ÜRÜNLERE DİKKAT!

“Bugünlerde birtakım güneş ürünlerinin sahtelerinin piyasada, merdiven altı üretilen güneş kremlerinin pazarlarda satıldığını medyada görüyoruz” diyen Kutlubay, “Bu şekilde satılan sahte ve merdiven altı ürünlerin kullanımı sonrası alerjik reaksiyon, daha fazla irritasyon, deride yara, kızarıklık, şişme, ödem, daha çok akneye meyil ya da aknenin alevlenmesi, deri enfeksiyonlarına yatkınlık sorunları meydana gelebilir. Bizim sahte ürün kullanımında en çok korktuğumuz durum ise olmaması gereken yasaklı kimyasal ya da kanserojen maddelerin ürünün içine girmesidir. Bazen de zayıf östrojen denilen maddeler ürünün içinde bulunabilir. Vücutta davranışsal ve hormonal problemlere neden olabilir” uyarısında bulundu.

Sahte ürünle gerçek ürünü ayırt etmenin zor olduğunu belirten Kutlubay, “Güneş koruyucunun markasına bakılıp, barkodu kontrol edilmeli. Burada kremin dokusunun uyarıcı olduğunu söyleyebilirim. Krem bazen alta çöker, üstte sıvı kalır. Ürünün tek kıvamda olması gerekiyor. Kullandıktan sonra bozuluyorsa, rengi değişiyorsa, kötü koku oluşuyorsa dikkatli olmakta fayda var” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.