Panagiotopoulos: 2020’de Türkiye ile gerilimin en üst seviyesine ulaştık

Eski Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos, Türk-Yunan ilişkilerinin geleceği, iki ülke arasında geçmişte yaşanan büyük gerilim dönemleri ve Yunanistan’ın silahlanmasının modernizasyonu hakkında SKAI TV’ye konuştu.

“Seçim sonrası ilk dönemde ve yeni bir hükümette, özellikle jeopolitik ilişkiler için yeni bir rota çizilecek” diyen Nikos Panagiotopoulos, şu anda iki ülke arasındaki ilişkilerde sakinlik olduğunu, ancak “gerginliğe neden olan seslerin” de olduğunu söyledi.

Panagiotopoulos, “Farklı bir ortamdayız. İhlal teşkil eden eylemler önemli ölçüde azaldı. Bu iyi bir işaret. Ancak Türkiye’nin uzun vadeli stratejisinin değişeceğine inanmıyorum” dedi.

“SİLAHLANMA PROGRAMI TEHDİT NİTELİĞİ TAŞIMIYOR”

Panagiotopoulos, 1995 tarihinde TBMM tarafından alınan “Casus Belli” kararı ve “Mavi Vatan” doktrininin uygulamada olduğu sürece Türkiye’nin “provokatif tutumunun devam edeceğini” savundu.

Yunanistan’ın silahlanma programının Türkiye için bir tehdit olmadığını belirten Panagiotopoulos, “Hulusi Akar’a, Yunan ordusunu güçlendirme çabalarımızın Türkiye ile bir silahlanma yarışına yönelik olmadığını, bunun silahların modernizasyonu ya da yenilenmesi için gerekli olduğunu vurgulama fırsatım oldu. Akar da bunu kabul etmişti” dedi.

2020 yılında iki ülke arasında gerilimin en üst seviyesine ulaştıklarını kaydeden Panagiotopoulos, “Bu eşi benzeri görülmemiş bir durumdu. 2020’de bu zamanlar Türkiye tarafından yükselen bir retorik vardı. Akar’a ‘ne olacak, şimdi savaşacakmıyız?’ diye sordum” ifadelerini kullandı.

“GERİLİMİN EN ÜST SEVİYESİNE ULAŞTIK”

Panagiotopoulos, Doğu Akdeniz‘de iki ülke arasında gerilimin yükseldiği 2020 yazına atıfta bulunarak, “Doğu Ege’de konuşlanan iki filo ile 2020 yazında gerilimin en üst seviyesine ulaştık. Böyle bir durumda kaza olasılığı artar” diye konuştu.

O dönemde “Yunanistan’a Türkiye tarafından olası bir saldırı olması halinde Yunanistan’ın da saldırıda bulunacağını belirttiğini” söyleyen Panagiotopoulos, gerginlik zamanlarında iletişim kurabilmenin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Panagiotopoulos, ABD’nin Türkiye’ye olası F-16 tedarikine ilişkin şunları kaydetti:

“ABD Kongresi, Türkiye’ye F-16 tedarikine karşı çıkıyor, çünkü bir NATO ülkesinin diğerine saldıracağı korkusu var. O halde bunları vermenin ne anlamı var? Belki bir noktada ABD itirazlarını kaldırır. Ancak, Türkiye’nin de bu konuda ikna edilmesi gerekiyor. Kongre üyelerinin bu F-16’ların Yunan hava sahasını ihlal etmek için kullanılmayacağına dair verdikleri garantiler önemli bir nokta.”

“RAFALE, YUNANİSTAN’IN ELİNDEKİ BİR KOZ”

Fransa’dan satın alınan Rafale savaş uçaklarını “Yunanistan’ın elindeki bir koz” olarak niteleyen Panagiotopoulos, “Yol hala uzun ve biz kendi tedbirlerimizi alıyoruz. Modernizasyonumuz ilerliyor. Halihazırda 24 Rafale’den 15’ini teslim almış durumdayız. Bu çok ileri teknolojiye sahip uçaklardan oluşan bir silah sistemi. Sözleşmelerin imzalanmasından itibaren bir yıl gibi rekor bir sürede hayata geçirilen bir alımdır. Bu uçaklar niteliksel bir yükseltmeyi temsil ediyor” dedi.

Panagiotopoulos, “Rafale, Türkiye’nin, karşılık görmeyeceğini bildiği bir silah sistemidir. F-16’lardan farklıdır. Hava gücünde güvence altındayız” diye ekledi.

“DEDEAĞAÇ’IN GÜÇLENMESİ TÜRKİYE’Yİ RAHATSIZ EDİYOR”

Meriç Nehri ve Dedeağaç”taki gelişmelere vurgu yapan Panagiotopoulos, “Meriç’teki kara sınırlarının uzunluğu konusunda dikkatli olmalıyız. Çit kesinlikle işe yarıyor. Dedeağaç’ın güçlenmesi, Türkleri rahatsız ediyor. Ancak Dedeağaç ve oradaki Amerikan varlığı, Türkiye’ye karşı saldırganlık geliştirmek istediğimiz anlamına gelmiyor” diye konuştu. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir