Son samurayların objektifteki vedası

4

Japonya’nın feodal geçmişine damga vuran samurayların son temsilcileri, 19. yüzyılın ikinci yarısında çekilen fotoğraflarla tarihe kazınmıştı.

1800’lü yıllarda Japonya’nın limanlarını uluslararası ticarete açmasıyla birlikte, bu soylu savaşçı sınıfının son günleri objektiflere yansımıştı. Restore edilen bu görüntüler, samurayların hem görkemli hem de hüzünlü veda anlarını ortaya koydu.

Samuraylar, “hizmet edenler” anlamına gelen ve Japonya’nın Ortaçağ döneminden itibaren varlığını sürdüren bölgesel savaşçılardı. 12. yüzyılda ülkeyi yönetme gücüne kadar yükselen bu elit askerler, Konfüçyüsçülük ve Zen Budizminden ilham alan “bushido” adlı onur koduna bağlıydı. Bushido, korkusuzluk, sadakat ve disiplin gibi değerleri temel alıyordu.

1868’de gerçekleşen Meiji Restorasyonu ile feodal sistem çökmüş, samurayların kılıç taşıma hakkı ellerinden alınmıştı. Bu fotoğraflar, tam da bu geçiş döneminde, samuray kültürünün son nefesini verdiği yıllarda çekilmişti.

Fotoğrafların birçoğu, 1863-1900 yılları arasında Japonya’yı ziyaret eden Batılı fotoğrafçılar tarafından kaydedilmişti. Japonya’nın Edo döneminden Meiji dönemine geçişini belgeleyen bu görüntüler, samurayların geleneksel zırhları ve kılıçlarıyla poz verdiği anları içeriyordu.

Tokyo Üniversitesi’nden tarih profesörü Dr. Hiroshi Sato, bu fotoğrafların Japonya’nın modernleşme sürecindeki kırılma noktasını yansıttığını belirtti. Sato, “Bu görüntüler, bir yandan samurayların ihtişamını, diğer yandan da bir dönemin kapanışını simgeliyor. Japonya’nın dış dünyaya açılmasıyla birlikte, samuraylar artık eski rollerini sürdüremedi” dedi.

Restorasyon çalışmaları, Japonya Ulusal Müzesi ve uluslararası arşivlerle iş birliği içinde gerçekleştirilmişti. Fotoğrafların renklendirilmiş versiyonları, dönemin atmosferini daha canlı bir şekilde ortaya koyuyordu.

ABD’deki Getty Images arşivinden sağlanan bazı kareler, samurayların son savaşçı duruşlarını gözler önüne serdi. Londra Üniversitesi’nden Japon tarihi uzmanı Prof. Susan Napier, bu fotoğrafların samurayların sadece savaşçı değil, aynı zamanda bir kültürel sembol olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Napier, “Samuraylar, Japonya’nın kimliğini şekillendiren bir unsurdu. Bu fotoğraflar, onların hem fiziksel hem de manevi mirasını anlamamıza olanak tanıyor” diye konuştu.

Fotoğraflarda dikkat çeken bir diğer detay, samurayların kadın savaşçıları, yani “onna-musha”ları da içermesiydi. Japonya’da genellikle erkeklerle özdeşleştirilen samuraylık, (gerçekte) kadınların da aktif rol aldığı bir gelenekti.

Kyoto Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Aiko Tanaka, bu kadın samurayların fotoğraflarının nadir olduğunu ve toplumsal cinsiyet rollerine dair önemli ipuçları sunduğunu vurguladı.

Tanaka, “Onna-musha’lar, özellikle feodal savaşlarda kilit roller üstlenmişti. Bu fotoğraflar, onların varlığını belgeleyen ender kanıtlardan biri” dedi.

Meiji Restorasyonu’nun ardından samuray sınıfı resmi olarak ortadan kalkmış, ancak bushido felsefesi Japonya’nın modern ahlak anlayışında yaşamaya devam etmişti.

1877’de çekilen bir fotoğrafta, son samuray isyanlarından biri olan Satsuma İsyanı’na katılan savaşçılar yer alıyordu. Bu isyan, samurayların modern silahlara karşı geleneksel kılıçlarla verdiği son mücadelelerden biriydi.

Oxford Üniversitesi’nden tarihçi Prof. James Lewis, bu dönemin Japonya için bir kimlik krizi anlamına geldiğini belirtti. Lewis, “Samuraylar, modernleşmeye direnen son kaleydi. Fotoğraflar, bu direnişin hem trajik hem de destansı yönlerini yansıtıyor” yorumunda bulundu.

Bu eşsiz görüntüler, Japonya’nın geçmişine ışık tutarken, samurayların mirasının günümüzde bile nasıl yankı bulduğunu gösteriyordu. Restore edilen fotoğraflar, tarih meraklıları ve araştırmacılar için paha biçilmez bir hazine olarak değerlendirilmişti.

Mehmet Şimşek